nefessenaryo.com
E-posta: info@nefessenaryo.com
Reytingler açıklanmadan senaryo yorumu sadece nefessenaryo.com'da!
Senaryorum » HEKİMOĞLUSenaryorum Puanı: 5 üzerinden 4
HEKİMOĞLU

HEKİMOĞLU DİZİSİ 1.BÖLÜM TOTAL İZLEYİCİ GÖRÜŞÜ

Başrollerini Timuçin Esen, Ebru Özkan ve Okan Yalabık’ın paylaştığı Hekimoğlu dizisi bu akşam başladı. Dizinin birinci bölümünü nasıl bulduk?

İddialı yapımın konusu şöyle;

Ateş Hekimoğlu 40'lı yaşlarında başarılı bir doktordur. Tıp Fakültesinden arkadaşı İpek'in yönetici olduğu vakıf hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Gerek yaşam tarzı gerekse hastalıkları ele alış biçimiyle bilinen doktor tanımından çok uzakta olan Ateş Hekimoğlu'nun en bilinen özelliği hastalarla birebir ilişki kurmadan, hastalıklara odaklanarak araştırma yapmasıdır. Her yeni karmaşık vaka onun için çözülmeyi bekleyen bir bulmaca gibi, kışkırtıcı ve heyecan vericidir.

Hekimoğlu, yaptığı teşhis ve tedavilerle ününü günden güne arttırırken, hastane düzenine ayak uyduramaması hastane yöneticisi İpek'i çoğu zaman zor durumda bırakır. İpek, Hekimoğlu'nun zorlu karakterini anlayan ve bunu tahammül edebilen iki kişiden biridir. Diğeri de Hekimoğlu'nun lise ve üniversiteden arkadaşı Onkoloji Uzmanı Orhan'dır. Hekimoğlu'yla tamamen zıt karakterde olsalar da Orhan her zaman Ateş'in iç sesi ve vicdanı olur. İkisi bir araya geldiklerinde mükemmel doktoru oluştururlar. Biri zekasıyla diğeri de sağ duyusuyla yaklaşır hastalara…

Ateş, hastaların ne söylediğinden çok, tahlillerden çıkan sonuçları dikkate alır. Bu yaklaşımla; hastalıkları bir dedektif edasıyla incelemeye alan Hekimoğlu, bu çalışmalarını 3 kişilik uzman doktor ekibiyle birlikte yapmaktadır. Dolapdere'de yetişmiş Mehmet Ali, güzelliğini kullanarak bir yerlere gelmek yerine kendini bilime ve hastalara adamış Zeynep ve hayatı boyunca maddi sıkıntı çekmeden refah ve zenginlik içinde yetişmiş Emre… Ateş Hekimoğlu'nun titizlikle seçtiği bu 3 uzman doktor, kendilerini Hekimoğlu'na beğendirmek ve onu memnun etmek için çaba sarf etmektedirler."

Ekranlarımıza taş gibi bir dizi merhaba dedi. House M.D gibi bazı yönleriyle Türk televizyonları için bıçak sırtı bir dizi sanırız bu kadar iyi adapte edilebilir.  Elbette detaylarda bazı sıkıntılar var ancak ilk bölüme göre gayet doyurucu bir yapım vardı ekranda.

Hekimoğlu dizisi çok güçlü bir sahne ile başladı. Mine öğretmen sınıfta minik öğrencilerinin karşısında birden rahatsızlandı ve bayıldı. Bu dakikadan sonra seyirciyi bir merak saldı. Çünkü dizi karakter tanıtma gibi tempo düşüren yollara girmeden bizi olayın içine atıverdi. Bu olayı takip ederken başta Hekimoğlu karakteri olmak üzere tüm karakterleri tanımaya başladık. Bu ideal bir ilk bölüm senaryosu için harika bir yoldu. Ve hemen hemen ana kastı taşıyan bütün oyuncular sanki dizinin 13.bölümüymüş gibi rahattılar.

Hekimoğlu dizisinde hasta öğretmenimize tenya teşhisi konduktan sonra bir nebze ilgimiz zayıfladı. Mine öğretmenin bu hastalığı sürekli yediği çiğ köfteden kapmış olmasını garipsedik. Çünkü Türkiye’de her adım başı gördüğümüz çiğ köftecilerin hiç biri çiğ köftelerini etli yapmıyor. Bu konuda sağlık bakanlığının ciddi kısıtlamaları var. Bize çizilen Mine öğretmen karakterinin ise etli çiğ köfte düşkünü biri olmadığı da çok açıktı. Burada senaryo yerelleştirmek istenirken bizce gereksiz bir değişiklik yapıldı. Öğretmenimizin suşiden bu hastalığı kapmasında bizce hiçbir mahsur yoktu. Anamız babamız çiğ köfteci değil ancak umarız köftelerinde zaten et kullanmayan çiğ köfte sektörü bu sahneye takılmaz :)) Çünkü gereksiz yere yanlış bir algı oluşturuldu.

Hekimoğlu dizisinin son bir saati biraz daha durgundu. Mine öğretmenin dramı daha güçlü işlenebilirdi. Mine ne kadar yetimhandeden çıkmış da olsa okuldan öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin dizinin son sahnesine kadar onu yalnız bırakması çok mantıklı değildi.  Türk insanı duygusaldır. Hele böyle candan bir öğretmeni ilk günden itibaren adeta sevgi bombardımanına tutarlar. Burada mevzuyu sağmak için müthiş fırsatlar vardı. Mine öğretmenin yalnızlığı dizinin gerçekçiliğine de bir nebze sekte vurdu ve son sahnede minik öğrencilerinin gelmesi beklenen etkiyi yaratmadı. Hekimoğlu şu anda izleyiciye biraz mesafeli bir dizi. Yılın fenomen işi Mucize Doktor dizisinde olduğu gibi bizce yeni bölümlerde duygusal sahneler daha fazla köpürtülmeli. Kast kalabalıklaşmasın diye Türkiye gerçeklerinden uzak sahneler çekilmemeli.

House M.D’nin yerli versiyonu Hekimoğlu dizisi geçtiğimiz haftalarda aynı gün yine Kanal D’de yayınlanan Azize dizisine göre gözümüze çok daha samimi göründü.  Ve tema olarak birbirinin taklidi olan dizilerimiz arasında adeta güneş gibi parladı. AB izleyici sanırız daha çok teveccüh gösterecektir. İddialı yapımın Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve Kadın dizilerinin izlenme oranına ulaşması için bizce zamana ve biraz ince işçiliğe ihtiyaç var. Bununla birlikte Hekimoğlu dizisi yarın ne reyting alırsa alsın bizim gönlümüzü fazlasıyla fethetti. Kanal D genel müdürü Murat Saygı'yı ve yapım şirketi Karga Seven'i vizyonlarından ötürü tebrik ederiz. Türk televizyonlarında en kötü dizi böyle olsun...

© 2014 Nefes Senaryo. Tüm hakları saklıdır.Powered By Eren Özgüney